31 Aralık 2012 Pazartesi

Kedi ve Köpek tüyü insanlara zarar verir mi?


Kedi ve köpekler özellikle mevsim dönüşlerinde tüy dökerler. Tıpkı bizlerin yazlık giysileri kaldırıp kışlıkları ya da kışlık giysileri kaldırıp yazlıkları çıkarmamız gibi kedi ve köpeklerde mevsime göre daha ince ya da daha kalın tüylerine kavuşmak için tüy dökerler. Bu fizyolojik bir durumdur ve tüy döküyor diye hiçbir canlı suçlanamaz…
Kedi ve Köpeklerde Tüy Dökülmesi, Kedi-Köpek Tüyü İnsana Zarar Verir mi?
Genellikle kedilerin tüylerinin insana zarar vereceği inancı toplumumuzda yaygındır. Kedilerle ilgili her 3 sorudan biri: “Kedi tüyü kist yapar mı?”, “Kedi tüyü insana zarar verir mi?”, “Kedi tüyü yuttum şimdi bana ne olacak?”, “Kedimin türleri dökülüyor bunu durdurmanın bir yolu var mı?”, “Kedimin dökülen tüyleri bana ve aileme zarar verir mi?” ve daha buna benzer niceleri… Bu makalemde kedilerin tüy dökmesi ve bu dökülen tüylerin ne oranda, ne zaman bir tehlike yaratabileceğine yer vermek istiyorum. Öncelikle arkanıza yaslanın ve sakin olun “kedileriniz sizi ya da sevdiklerinizi öldürmeye çalışmıyor”:=)
Özellikle toplum olarak oldukça pimpirikli bir yaradılışa sahibiz. Ancak bundan daha da kötüsü, doğru bilgiye ulaşmak yerine kulaktan dolma bilgilere prim vermemiz. Sizi hasta edecek tek şey “sürekli endişe hali”dir
Öncelikle konunun teknik boyutunu anlatayım. Kist diye tanımlanan oluşum, “Echinococcus Granolosus” adı verilen bir parazitin neden olduğu bir hastalıktır ki bu hastalığa da Kist Hidatik denilmektedir. Bu parazit; çiğ et, salam sosis gibi besinler, iyi yıkanmamış sebze meyveler ve temiz olmayan sularda bulunur. Bunun yanı sıra bu parazite kedi ve köpeklerin dışkılarında da rastlanır. İşte bu tüm faturanın kedi ve köpeklere kesilmesine neden olan bulgu da budur ki hayatında hiç kedi ya da köpeğe temas etmemiş insanların da bu rahatsızlığa yakalanma riski (yukarıda saydığım gıdalar nedeni ile) en az kedi köpek sahipleri kadardır.
Şimdi Gelelim Kedi ve Köpeklerde Bu Parazit Ne Zaman ve Nasıl Gelişir?
Kedi ve köpeklerin bu parazitle tanışması sandığınız kadar kolay değildir. Bunun için bir zincir gerekir. Eğer kedi ya da köpeğinizi yukarıda saydığım çiğ et, salam, sosis gibi işlenmiş gıdalar ile besliyorsanız ve bu ürünlerde de eğer adı geçen parazit var ise o zaman bu parazit kedi ya da köpeğinize geçerek ince bağırsağına yerleşecek ve siz de parazit aşılarını düzenli yaptırmıyorsanız bu parazit dışkı yoluyla vücuttan atıldığında ve sizin dışkı ile temasınız söz konusu olduğunda size bulaşabiliyor. Bir diğer bulaşma yöntemi de bu parazitin dışkı yolu ile atılan yumurtalarının tüylere yapışması ve sizin tüylerle olan temasınızla size bulaşması yönündedir.
Geçmiş zamanlarda kedi ve köpekler için üretilen kuru mamaların olmadığı dönemlerde evcil hayvan besleyenlerin hatalı gıdaları kedi ve köpeklerine yedirmelerinden dolayı ortaya atılan bu söylem günümüzde bu nedenle geçerli değildir.
Kedi ve Köpeklerimizi Echinococcus Granolosus Adı Verilen Parazitten Nasıl Koruruz?
Öncelikli olarak altını çizerek hatırlatmak isterim ki: Evcil dostlarınızın aşılarının zamanında yapılması önemlidir. Bahçe yerleşik yaşam süren pek çok kedi köpek sahibi, kedi ve köpeklerinin dışarıda oldukları sürede ne yediklerini kontrol edemeyebilirler. Her ne kadar kuru mama ile besleseniz de mutlaka iç parazit aşılarının yapılması asla ihmal edilmemelidir.
1- Kedi ve köpeğinizin iç parazit aşılarını yaptırın.
2- Kedi ve köpeğinizi mutlaka kuru mama ile besleyin.
3- Kedi ve köpeğinize asla çiğ diğer bir deyişle pişirilmemiş gıda vermeyin.
4- Kedi ve köpeğinize mutlaka kendi içme suyunuzdan verin. Musluk suyunda da zaman zaman bakteri ve virüslerle karşılaşılabilir.
5- Asla kendi beslenmenizde yemediğiniz şeyleri kedi ve köpeklere vermeyiniz.
Bu maddelere dikkat ettiğiniz taktirde bu hastalığa kedi ya da köpeğiniz vasıtasıyla yakalanmazsınız. Ayrıca tekrar altını çizmemde fayda var; bu hastalığa dışarıda yakalanma riskiniz evcil dostlarınızdan bu hastalığı kapma riskinizden çok daha yüksektir.
Kuru mamalar içeriklerindeki vitamin ve mineraller açısından kedi ve köpeğinizin bağışıklık sistemini destekler niteliktedir. Kedi ve köpeklerinizi mutlaka kuru mamalarla besleyin haftada en az bir kez de yaş mama ile besin çeşitlendirmesi yapın. Bu hem kolay hem de son derece ekonomik bir yöntemdir.

Evcil Hayvanlar ve Çocuklar


Evde hayvan beslemek deyince maalesef birçok ebeveynin tüyleri diken diken olur. Bunun düşüncesi bile onları acaip rahatsız eder. Bahaneleri hep hazırdır, pis, çocuğumun astım olmasına neden oluyor.
Oysa son yıllarda yapılan araştırmalar, erken yaşta hayvanlarla temas eden çocuklarda ileride astım tarzı alerjik hastalıklara daha seyrek rastlandığını göstermiştir. O pis dediğimiz hayvanların özellikle de köpeklerin salyalarında çok bol miktarda antimikrobiyal madde mevcuttur. Tıp Fakültesinde Mikrobiyolojiden bir hocamın sözünü hiç unutmam. Hocamız demişti ki “Çocuklar kuduz olmadığı sürece bir köpeğin ısırığından korkmayın, insan ısırığı çok daha tehlikeli sonuçlar doğurur. Çünkü insanın ağzı mikrobik açıdan köpeğe göre çok daha pistir”. Evet özellikle de insanın ağzı içindeki oksijeni sevmeyen anaerob bakterilerin yaptığı yaralar çok daha ağırdır, ciddi komplikasyonlara yol açabilir ve zor iyileşir.
Sonuç olarak tuvalet alışkanlığı geliştirilmiş, aşıları tam, temizliğine ve tüy dökümüne dikkat edilen bir evcil hayvanın sağlık açısından hiçbir zararı yoktur ve olamaz. Geç yaşlarda hayvanla temas edip de direk bu hayvanlara alerjisi tespit edilen ve temas ettiğinde ciddi astım, rinit v.s belirtileri ortaya çıkan çocukları tabii ki bu gruba sokmuyoruz. Bu işin sağlık boyutu, bir de psikolojik yönden katkılarına bakalım.
Hayvan besleyen bir çocuk sevmeyi, paylaşmayı ve sorumluluk almayı erken yaştan öğrenir. Hayvan seven bir çocuk ileride insanlara da zarar verebilecek bir kişilik asla gelişitiremez. Evde hayvan besleyen çocuklar yaşıtlarına göre çok daha kolay sosyalleşirler. Çünkü bu çocuklar hayvanlarla kurdukları sıcak ve sevecen iletişim sayesinde paylaşmayı sevmeyi kendilerine güvenmeyi dostluğu ve yardım etmeyi öğrenirler. Ayrıca bu çocuklar besledikleri bu hayvana yiyecek ve içecek verdikleri için ve sağlığıyla yakından ilgilendiklerinden sorumluluk duyguları da çok daha çabuk gelişir.
Tüm bu faydaları göz önüne aldığımızda çocukların bu tür isteklerinin engellenmek yerine, aksine teşvik edilmesinin gerektiği yadsınamaz bir gerçektir.